Kredi derecelendirme kurumları ve manşetleri fırsata çevirmek

Eğer geçmiş size birşey anlatıyorsa (ve anlattığını da biliyoruz) önümüzdeki 10 yıl boyunca dünyanın çeşitli bölgelerinde büyüklü küçüklü krizler olacak. Bunlar gerçekleştiğinde saldırı veya savunma durumunda bulunma tercihiniz olacak. Peki limonları limonataya nasıl çevireceksiniz. Geri dönük olarak, sıfır ila negatif kazanca sahip internet şirketlerinin o çok yüksek değerlemeleri hak etmediklerini veya bilhassa piyasa stoklarla dolup taştığında ve tüketiciler borçlarla aşırı yüklendiklerinde, insanların nihayetinde evlere astronomik fiyatlar ödemeyi bırakacaklarını söylemek kolaydır. Anahtar nokta çılgınlığa kapılmamak ve risk ile değerlemelere bakıldığında bir varlığın fiyatının uygun olup olmadığını rasyonel bir şekilde düşünebilmektir.

Elbette bunu yapmak o kadar kolay değil, ama küçük bir yatırımcının son krizlerden faydalanabileceği farklı yolları göz önünde bulundurduğumuzda imkansız da değil.

Subprime kriz. Hepimizin bildiği gibi bu kriz, birtakım finansal kurumların başarısız olmasına yol açtı. Bazılarına hükümet el koydu; diğerleri kurtarıldı, rakiplere satıldı veya iflasa zorlandı. Her ne kadar bazı insanlar, başkalarının talihsizliğinden kar etmenin ahlaki olmadığını iddia etse de Soros, Paulson ve Templeton zenginliklerinin büyük bir kısmını bu şekilde oluşturdular. Kurtarmalar veya devralmalar bile daha fazla sorunun ortaya çıkması korkusundan doları kaldırmada başarısız olmuştur. Subprime krizi esnasında Japon yenine karşılık ABD doları satan yatırımcılar cömertçe ödüllendirilmişlerdir.

Avrupa devlet borç krizine ilerlersek, Yunanistan’da olaylar patlak verince ve ülkenin finansal bir belaya doğru yol adlığı gitgide daha açık hale gelince, kredi derecelendirme kurumları ülkenin borç derecesini fazlasıyla indirmeye başladı. Kredi derecelendirme kurumu, bir ihraççının borcunu ödememe ihtimalini gösteren kredi dereceleri veren şirkettir. Dereceler harf notu şeklinde verilir, neredeyse tıpkı bir karne gibi. Bir ülkenin derecesi düşürüldüğünde bu, şu veya bu nedenden dolayı borçlarını ödememe ihtimalinin daha fazla olduğu anlamına gelir. Ekim 2009’da önde gelen kredi derecelendirme kurumlarından Fitch Ratings, Yunanistan’ın devlet borç deecesini A-‘ye düşürmesi sonradan ABD dolarına karşı euro’da yüzde 20’lik bir elden çıkarmayı tetikledi. USD/JPY olayında olduğu gibi Yunanistan’ın veya Euro bölgesi içerisindeki hasta başka herhangi bir ülkenin notu her düşürüldüğünde EUR/USD elden çıkarıldı. Bu not düşürmeler yatırımcılar arasında endişe dalgaları oluşturdu çünkü bu, ülkenin kredilerini ödememeye gitgide daha çok yaklaştığı anlamına geliyordu. Nisan 2010’da Yunanistan’ın borç dereceleri değersiz seviyelere düştü. Bu krizden faydalanmanın bir yolu manşetleri ticari fırsatlara çevirmek olabilirdi veya diğer bir deyişle, panik başlayınca satmak, çünkü bir not düşürmenin ardından genelde diğeri gelir.

Hikayeleri fırsata çevirmek konusunda kendinizi rahat hissetmiyor ve çizelge düzeyinde işlem yapmayı tercih ediyorsanız bile, kilit seviyelerdeki kırılmaları satarak da her döviz çiftindeki hareketlerden faydalanabilirsiniz. Söz gelimi, USD/JPY’de 105, 100 ve 95’in üçü de önemli psikolojik seviyelerdir. Aynı şey EUR/USD’de 1,45, 1,40 ve 1,35 için geçerlidir.

Dövizler doğası gereği hep eğilim içindedir, özellikle de panik zamanlarında ve dolayısıyla bir harekete katılmak ondan kaçmaktan daha iyi sonuçlara yol açabilir. Eğer bir işte uzun süre kalacak kadar sabırlı değilseniz, üstün gelen pazar bölümünün yönü doğrultusunda daha kısa vadeli bir şey düşünebilirsiniz. Sözgelimi, bir not düşürmenin ardından, sorunun kayıpları sınırlamak adına bir durma noktasıyla daha fazla sorun çıkaracağını varsayarak, kısa vadeli bir kar potansiyeli için EUR/USD satma fırsatları aramak isteyebilirsiniz.