Teknoloji

Teknoloji ve bilişim şirketleri. Teknolojiye ilişkin gelişmeler. Yeni ürünler.

Uber Japonya’yı uçan otomobil testleri için aday listesine aldı

Elektrikli uçan otomobiller geliştirmeyi planlayan Uber Japonya’yı gerçekleştirilecek testler için aday listesine aldı.

Uber’in geliştireceği uçan otomobiller dikey olarak kalkış ve iniş yapabilecek, maksimum 320 km hıza ulaşabilecek.

Uber Technologies tarafından yapılan açıklamada elektrikli uçan otomobillerin testi için Japonya’yı da içeren 5 aday ülkeden bir şehir seçileceği ve uçan taksi servislerinin test sürüşlerinin bu şehirde gerçekleştirileceği duyuruldu. Testlerin tamamlanmasının ardından uçan taksi servis hizmetlerinin 2023’te tam anlamıyla başlatılması planlanıyor.

Sürüş testleri için diğer aday ülkeler Avustralya, Brezilya, Fransa ve Hindistan. Test sürüşlerinin yapılacağın şehir ise 6 içerisinde belirlenecek ve 2020 gibi test uçuşları sürecine geçilecek.

Diğer yandan Dallas ve Los Angeles hali hazırda test sürüşleri için seçilen şehirler. Bunlara bir yenisi daha aday ülkeler arasından eklenecek.

Uber aday ülkelerin seçiminde ana kriter olarak popülasyon ve genel hava şartlarını göz önünde bulunduruyor. Bu kapsamda şirket Japonya için toplumun en gelişmiş toplu taşıma sistemlerini kullandığını not düşüyor.

Özel uzay şirketleri: SpaceX, Blue Origin, United Launch Alliance

Soğuk savaş boyunca ABD ve Sovyetler Birliği arasında geçen uzay yarışı günümüzde özel şirketler tarafından çok daha farklı bir boyuta taşındı. SpaceX’in son Falcon Heavy test uçuşu ile insanoğlu uzay yolculuklarına bir adım daha yaklaştı.

Uzay yarışlarını özel uzay şirketleri boyutuna taşıyan gündeme getiren gelişme kuşkusuz roketlerin yeniden kullanılabilir hale getirilerek maliyetlerin düşürülmesi. Her bir fırlatmada milyonlarca dolar harcamak yerine, tekrar kullanılabilir roketlerin yeniden uçurulabilir hale gelmesi özel uzay şirketlerinin en önemli hedeflerinden biri. ABD başkanı Barrack Obama’nın 2011 yılında NASA’nın 30 yıllık Uzay Mekiği programını sonlandırması özel uzay şirketlerinin çalışmalarını hızlandırıcı bir etki yarattı ve bu noktadan itibaren uzay şirketleri fırlatma maliyetlerinin düşürülmesi için hummalı bir yarışa soyundular.

Uzay rekabetinde kıyasıya yarışan özel uzay şirketleri

SpaceX Uzay Şirketi: İnternet girişimcisi ve Tesla Motor’sun CEO’su Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX 2002 yılında kuruldu. 2000’lerin başında insanlığı çok gezegenli hale getirme ve Mars’ta koloni kurma hayali bir hayli ilgi çeken Musk, her fırsatta amaçlarının maliyetleri düşük seviyelere indirmek olduğunu açıklıyordu. Son Falcon Heavy fırlatması ile amacına bir adım daha yaklaşan SpaceX’in sahibi Musk Mars’ta ölmek istiyorum diyecek kadar iddialı çıkışlarda bulunuyor. Şirketin amaçlarından biri 200 bin dolar maliyetle uzay seyahatleri gerçekleştirmek. Gelirlerinin büyük çoğunluğunu NASA için kargı taşımacılığından elde eden SpaceX, uzay yolculuğu yanı sıra kıtalar arası uçuşu yarım saat içinde kat edecek banliyö roketleri üretmeyi de planlıyor. Amerikan uzay şirketleri arasından en iyilerinden biri.

Blue Origin Uzay Şirketi: Amazon CEO’su Jeff Bezos’un sahibi olduğu yeniden kullnılabilir roketlerin öncülerinden olan Blue Origin 2019’dan sonra yörüngeye uzay turistleri taşımayı amaçlıyor. 2000 yılından kurulan şirket, yeniden kullanılabilir New Glenn roketini iki yıl içerisinde uzaya göndermeyi planlıyor. Büyük ölçüde Bezos’un gelirleri ile finanse edilen şirket, geçtiğimiz aylarda yeni roket sistemi BE4’ü görücüye çıkardı.

United Launch Alliance Uzay Şirketi: Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren fırlatma sistemleri üreticisi ULA, 2006’da Boeing ve Lockheed Martin ortaklığı ile kuruldu. Ağırlıklı olarak NASA ve ABD Savunma Bakanlığı’na hizmet veren şirket şu ana kadar 120’nin üzerinde fırlatma gerçekleştirdi. Delta IV ve Atlas V şirketin en güvendiği roketleri.

Virgin Galactic Uzay Şirketi: Uzaya turist taşımayı planlayan şirketlerden biri. İngiliz milyarder Richard Branson’un şirketi de uzay turizminin öncülerinden olmayı planlıyor. 2004 yılında kurulan Virgin Galactic uzayda geleneksel roket yerine, SpaceShipTwo adı verilen bir tür uçakla uçmak istiyor. 2 pilot ve 6 yolcuya hizmet verecek olan SpaceShipTwo ile yörünge turu için bilet satışına başlayan şirket şimdiden 700’den fazla bilet sattı. Uzay yolcuları arasında Justin Bieber, Brad Pitt ve Lady Gaga gibi popüler isimler de mevcut.

Rocket Lab Uzay Şirketi: 2006’da Yeni Zelandalı bir girişimci olan Peter Beck tarafından kurulan şirket küçük, hafif ve uygun maliyetli ticari roket fırlatma hizmetleri geliştirmeyi planlıyor. Şirket geçtiğimiz yıl dünyada bir ilk olarak kendisine ait bir fırlatma tesisinden 3 boyutlu yazıcı ile ürettiği Electra isimli roketi uzaya gönderdi. Rocket Lab geçtiğimiz Ocak ayında sadece 4.9 milyon dolar maliyet ile ve 220 kilogram yük ile fırlattığı Electron roketi ile küçük uydu piyasasında yerini sağlamlaştırdı. | Derin Ekonomi

Google ile cilt kanseri taraması mümkün mü?

Algoritma ve tanıma teknolojileri günden güne gelişmeye devam ederken dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biri olan Google da bu alanda çalışmalar yapıyor. Uzmanlar sağlık alanında da araştırmalarını sürdürürken hastalıkların kolaylıkla teşhis edilebilmesine olanak sağlayacak uygulamalar da dahil olmak üzere hayatı kolaylaştıracak uygulamalar geliştirmeye çalışıyorlar.

Yeni geliştirilen bir algoritma görüntüleme teknolojilerini kullanarak deri üzerindeki lezyonların taramasını yaparak bu lezyonlara dair ileri düzeyde bilgi verebiliyor. Uzmanlar söz konusu algoritma teknolojisinin dermotologlar kadar başarılı olduğunu dile getiriyorlar.

‘Google Görseller’ üzerinden denenen tarama algoritmasının deri üzerindeki lezyonların taranması, bilgi işleme ve teşhis kapasitesi olarak 21 dermotologtan oluşan bir grup kadar başarılı olduğu kanıtlandı.

Uygulama yaygınlaşırsa cildindeki lezyonlardan şüphe duyan ve bu konuda bilgi almak isteyen kullanıcılar söz konusu algoritmayı kullanarak gelecekte ortaya çıkabilecek cilt kanseri hastalıkları için erken teşhis ile erken önlem alabilecekler.

Depolarda drone kullanacak

DHL Supply Chain Türkiye, kısa bir süre önce Türkiye’de AR-GE çalışmalarına başladı ve bu kapsamda bir AR-GE departmanı kurdu. 30 civarında mühendisin çalıştığı bu departman TÜBİTAK’a proje geliştirmenin yanı sıra dünyada uygulanan teknolojileri Türkiye’ye uyarlıyor.

Şirketin üzerinde çalıştığı projeler arasında drone teknolojisi de yer alıyor. Depolarda çalışanların çok yükseğe çıkmaması için depoların üst bölümlerinde ürünleri saymak için drone’lar kullanılıyor.

Orkun Saruhanoğlu, “Drone’larla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Depolardaki metal ağırlıklı raflar nedeniyle bazen sinyal sorunu yaşanıyor. Bunu çözersek artık depolarda drone’ları kullanacağızé diyor.

Yapay zeka sanat yaparsa telif hakkı kimin olacak?

Bu, şimdiye kadar hiç düşünmediğiniz bir soru değil mi? Ancak şu bir gerçek ki, söz gelimi bir ressam fırçasını tuvale sürdüğü andan ortaya çıkardığı tablonun satışına kadar eserinin sahibidir. Peki, ya yapay zeka bir resim yapmaya başlar ve tablosu 8 bin dolara satılırsa, bu eserin hakları kime ait olmalı? Bu soru ABD’nin gündemine girdi bile…

Ülkedeki telif hakları bürosu, şimdiye kadar insanlar dışında yapılan telif haklarını reddetmiş. ABD’li bilim insanları da bu konuda ikiye ayrılmış durumda. Idaho Üniversitesi profesörü Annemarle Bridy, telif hakkı sahibinin insanlardan oluşmasını öngören bir yasanın söz konusu olmadığını öne sürerken, Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Eran Kahana, telif haklarının bir ürün veya fikrin başkası tarafından kullanılıp bundan çıkar sağlaması üzerine kurulu olduğunu, ancak yapay zekanın böyle bir ihtiyacı olmadığı için telif hakkı almasının da anlamsız olacağı görüşünde.

4K televizyonlar bir başlangıç, şimdi HDR zamanı

Teknoloji yerinde durmaksızın son sürat ilerlemekte ve bununla birlikte gündelik hayatımızda en yoğun olarak kullandığımız elektronik cihazlardan birisi de hiç şüphesiz ki televizyonlar. Salon tasarımlarında etrafındaki mobilyalara varıncaya kadar birçok unsuru ona göre dizayn ediyoruz. İş hayatı, trafik derken akşam olup evde inzivaya çekildiğimiz o saatlerde biraz olsun rahatlamamıza yardımcı olmakta televizyonlarımız.

Anten bağlayarak izlediğimiz eski tip tüplü tvlerden HD ve Full HD‘ye 3 Boyutlu tvlere, 4K Ultra HD seviyelerine kadar yükselmiş bir durumda bu teknoloji. Kalite arttıkça doğal olarak gerçeklik hissiyatı da üst seviyelere gelmekte.

Görüntü çözünürlüklerinin yanı sıra android sistemi ve buna benzer smart tv özellikleri bulunan tvler ile internette gezinebiliyor, sosyal medya hesaplarımızı kontrol edebiliyoruz. Böylelikle bir bilgisayarda yapabileceğiniz işlemleri artık kumandanız aracılığı ile gerçekleştirebiliyorsunuz. 2016 yılında Las Vegas‘da gerçekleştirilen CES Fuarı’nda yeni bir teknoloji tanıtıldı. Yüksek Dinamik Aralık (HDR).

HDR Tv Nedir?
HDR
sayesinde koyu ve aydınlık alanlardaki renklerin dinamik bir şekilde dengelenmesiyle daha iyi bir görüntüye ulaşmak mümkün. Bu sayede sıradan tvlere göre milyonlarca yeni renk ekranlarda yer alacak, çok daha doğal ve canlı bir görüntü elde edilecek. HDR 4K ekran çözünürlüğüne sahip tvlerde ‘Ultra HD Premium‘ etiketiyle temsil edilecek. Ayrıca Japonya’da 8K testlerinin yapıldığınıda düşünürsek bu teknolojinin hangi seviyelere gelebileceğini tahmin etmek oldukça zor.

Son Baskı