Girişim

Girişim, en yeni ve karlı iş fikirleri ve iş kurma yolları. Düşük sermayeli ve sermayesiz iş fikirleri. Franchising ve bayilik veren firmalar. Yurtdışı girişimler. Startup. Melek yatırımcılar.

Yeni Dönemde Marka Trendleri ve Müşteri Stratejileri

Teknolojinin her yeni gün yeni bir farklılık, ürün, hizmet ve uygulama ile karşımıza çıktığı, globalleşmeden dijitalleşmeye evrildiğimiz son 10 yıl içinde tüketiciler de hızlı bir değişim yaşadı. 1990-2000’ler arası dönemde kalan köhne iletişim teknikleri artık tüketici üzerinde özellikle de Y ve Z kuşağında etkisini tamamen kaybetti. Y ve Z kuşağının pazarda etkin olması ile markalar da hızlı bir evrim yaşamak zorunda kaldı. Bazı markalar ise bu evrimleşmeye çabucak adapte olarak yeni ‘yeni nesil markalar’ haline gelmeyi başardılar.

Y ve Z kuşağında sadakat yerini zekaya bıraktı. Yeni nesil markalar artık sadakat yerine değer ve deneyime yöneldiler, yönelmek zorunda kaldılar. Değer ve deneyim temelli iletişim ve pazarlama tekniklerini öncelikle sadece dijital dünyada yönetmekle işe başladılar. Gençler arasında hızla değişen trend ve modayı takip edebilen markalar bunu Omnichannel’a taşımayı başardılar. Kısaca özetlersek yeni nesil markalar, müşteri stratejilerini 3 temel yapıya oturttu:

1. Omnichannel olmak.
2. Gençler arasındaki trend akım ve modayı takip etmek, dönemsel olarak kendi trendlerini yaratabilmek.
3. Zeki olmak.

MÜŞTERİ TRENDLERİ

Yeni yıl müşteri trendlerine bakılırsa sırası ile aşağıdaki 8 başlığı, hem global hem de Türkiye için listelemek mümkün:

Oyunlaştırma (Gamification): Oyun dinamiklerini markaya entegre ederek eğlenceli ve interaktif bir ortam yaratmak.

Deneyim Tasarımı: Deneyime dayalı pazarlama sayesinde tüketicilerin marka algısını oluşturmak ve güçlendirmek.

Müşteri Gücü (Word of mouse): Ünlü ve influencer kullanımıyla, sosyal medya üzerinden müşterinin algısını değiştirmek.

Mobil Etkisi (Mobile Cocooning): Akıllı cihazlara artan bağımlılığın tüketici davranışlarını etkilemesi. Örneğin akıllı alışveriş (smart shopping) ve uygulama geliştirme (apps development).

Veri Güvenliği (Data privacy-trust): Verilerinin güvende olduğunu bilen tüketicinin markaya karşı tutumunun pozitif olması.

Marka Yayıncılığı (Branded podcasting): Markaların tüketicileri ile iletişime geçmesi için kendi yayın serilerini oluşturarak pozitif marka imajı yaratmaları gerekiyor.

Ücretli Sadakat Programları (Paid loyalty programs): Para harcanan sadakat programının daha fazla etkileşim olarak geri dönmesi.

Özel Gün Sahiplenme: Her markanın kendine uygun olan günü sahiplenerek tüketici ile olan iletişimini kuvvetlendirmesi.

Bazı markalar çoktan bu trendlere yatırım yapmaya başladılar. Özellikle de bunlar arasında yer alan oyunlaştırma oldukça yoğun yatırım yapılan bir trend konumunda.

Döviz Bürosu Kurmak ve Açmak İçin Gerekli Şartlar

Dövizin yasal olarak alınıp satıldığı yerler olan Döviz bürosu kurma ve açma şartları yeni getirilen düzenleme ile değiştirildi. Şartlar hem değiştirildi hem de zorlaştırıldı. Döviz bürosu açma sürecinde yeni ek ilave işlemler getirilirken en önemlisi ise döviz bürolarının bundan böyle “A” ve “B” olmak üzere iki farklı gruba ayrılacak olması.

A grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermayelerinin 5 milyon TL’den, B grubu müesseselerin ödenmiş sermayelerinin ise 1 milyon TL’den az olmaması gerekiyor. Faaliyet izni almak için A grubu yetkili müesseseler için 500 bin TL; B grubu yetkili müesseseler için 200 bin TL başvuru ücretinin yatırıldığını gösteren belge gerekiyor. Sadece A grubu yetkili müesseseler şube açabilecekken her bir şube için ödenmiş sermayeye 2 milyon TL ilave edilmesi gerekiyor.

Döviz Bürosu Kurmak ve Açmak İçin Gerekli Şartlar

Peki yeni mevzuata göre döviz bürosu açmak döviz bürosu kurmak için gerekli şartlar neler?

Yetkili müessese (döviz bürosu) açmak ve çalışma izni almak için Müsteşarlığa yapılacak başvurularda şu şartlar aranıyor:

Anonim şirket olması ve şirketin ana sözleşmesinde yer alan ticaret ünvanında A grubu için “yetkili müessese”, B grubu için “sınırlı yetkili müessese” ibarelerinin bulunması.

Münhasıran yetkili müesseselerin (döviz bürosu) faaliyet konuları ile iştigal etmek üzere kurulması, A grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermayelerinin 5 milyon TL’den, B grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermayelerinin ise 1 milyon TL’den az olmaması.

Türkiye’de yerleşik her bir kurucu ortak ve tüzel kişi kurucu ortaklarda yüzde 10 veya daha fazla ortaklık payı bulunan kişiler ile şirket genel müdürünün, yönetim kurulu üyelerinin, imza yetkisini haiz çalışanlarının ve A grubu yetkili müesseseler (döviz bürosu) için iç kontrol görevlisi atanması.

Hisse senetlerinin nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılması. Ortaklar tarafından şirket ana sözleşmesinde taahhüt edilen asgari şirket sermayesinin nakden ve defaten ödenmesi. Ödenmiş sermaye miktarının onda birine karşılık gelen tutarın Kamu Sermayeli Bankalar ve Kamu Sermayeli Katılım Bankalarının birine yatırıldığını gösteren belge veya aynı tutarda teminat mektubu alınması.

A grubu döviz büroları için 500 bin TL; B grubu döviz büroları için 200 bin TL başvuru ücretinin yatırıldığını gösteren belgenin alınması.

Döviz Bürosu Kurma Süreci

Müsteşarlık tarafından yapılan inceleme sonucunda durumları uygun görülen yetkili müesseselere faaliyette bulunma izin yetki belgesi veriliyor. Şirket adına “Yetkili Müessese İzin Belgesi” düzenleniyor. Yetkili müessese (döviz bürosu) kurmak için kuruluş izni alan kurucular, faaliyet izni alana kadar faaliyette bulunamıyor. Şube açmak isteyen A grubu döviz büroları yine Müsteşarlığa başvuruda bulunarak ve izin alarak şube açabiliyorlar.

B grubu döviz büroları ise şube açmak için Müsteşarlığa başvuruda bulunamıyor ve şube açamıyorlar. Her bir şube için ödenmiş sermayeye 2 milyon TL ilave edildiğine ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin bir nüshası ve artırılan sermayenin tamamının ödendiğini gösterir bankadan alınacak belgenin sunulması gerekiyor. Her bir şube için 200 bin TL başvuru ücretinin yatırıldığını gösteren belgenin de sunulması gerekiyor.

turkiyede doviz kurma |

Girişimcilik: Craigslist İş Modeli Nedir, Nasıl Çalışır?

Craigslist, insanların iş ve ev bulması, diğer topluluk üyeleri ile tanışması, hizmet veya ürün satması, alması, veya takas etmesi için gizli reklamcılık hizmeti sunar. Şirket 70 ülkede 700 konumda hizmet verirken, her ay bir milyonun üzerinde iş ilanına ev sahipliği yapıyor. Kurumsal olmayan yapısına rağmen Craigslist çalışan başına gelir hesap edildiğinde dünyanın en karlı şirketlerinden biri oluyor. 30 kişilik ekibi, sektör uzmanlarının söylediğine göre 100 milyon doları aşkın yıllık satış gerçekleştiriyor.

Müşteriler: Craigslist’in çoğu müşterisi, hizmetler için hiçbir ödeme yapmaz. Şirket işverenler ve bazı şehirlerde ev sahipleri için ilanlardan ödeme alır. Bu ödeme yapan müşteriler, ödeme yapmayanları dengeler.

Sağlanan değer: Online bir hizmet veren Craigslist, topluluk üyeleri arasında çevrimdışı bağlantılar kurarak değer ürettiği için alışılmışın dışında bir örnektir. Sağladığı bir diğer değer, müşterilerin akla gelebilecek bütün hizmet ve ürünler için kullanabildiği ücretsiz ve gizli reklam örneğidir. Bu değerle sayesinde ortaya çıkan çok büyük ve sadık müşteri tabanı aracılığıyla ev sahipleri ile işverenlerin ucuz ve etkili reklamları şeklinde üçüncü bir değer daha doğmuştur.

Kanallar: Hizmetler, yalnızca internet aracılığıyla tanıtılıp ulaştırılır.

Müşteri ilişkileri: Kullanıcılar, Craigslist çalışanlarının müdehalesi gerekmeden otomatik bir süreci kullanarak Craigslist’te ilan yayınlayabiliyor, düzenleyebilir. Çalışanlar, forumların yönetilmesi ve yasadışı faaliyetlerin belirlenmesi için kullanıcılara güvenir. Craigslist, yeni müşteriler çekmek için inovasyon yapmak yerine, mevcut müşteri deneyimini optimum düzeye çekmeye odaklanmıştır.

Gelir: Yalnızca işverenler ve ev sahipleri üzerinden gelir elde ediyor.

Kilit kaynaklar: Craigslist’in bir numaralı kaynağı, “platformudur”. Bir platform, müşteriler arasında etkileşime olanak sağlayan otomatik bir mekanizma veya “motor” şeklinde tanımlanabilir. Craigslist’in kurucusu Craig Newmark’ın itibarı ve hizmet felsefesi, sitenin genel müdürü ve çalışanları ile birlikte önemli bir değer kaynaktır.

Kilit faaliyetler: Craigslist’in en önemli faaliyeti, platformunu kurup devamlılığı sağlamaktır. Şu şekilde düşünebilirsiniz; Google yarın 100 mühendisi kaybetse, hiç birşey farketmez. Ancak web sitesi bir gün kapalı kalsa felaket olur. Benzer şekilde, aynısı Craigslist için de geçerli. Platform geliştirme ve sürdürme haricinde, çalışanlar hackerlar, spam kullanıcılar ve diğer yasadışı kişiler ile uğraşarak vakit harcar.

Kilit ortaklar: Ödeme yapmayan müşteriler, kullanıcılar arasında dürüstlük ve nezaket istediği için Craigslist’in en önemli ortaklarıdır.

Maliyetler: Özel bir şirket olduğu için, Craigslist’in gelir ve kazançlarını açıklama zorunluluğu bulunmuyor. Ancak şirket oldukça mütevazi bir ofiste, 30 çalışan ile hayatını sürdürüyor. Yani maliyetleri Facebook, Twitter ve eBay gibi diğer online devlerin yanında oldukça düşük. Tekrar eden kilit giderler arasında, maaşlar, sunucu ve telekomünikasyon altyapı ödemeleri ile ofis giderleri bulunuyor.

Geleceği Parlak Bir Meyve: Feijoa (Kaymak Ağacı)

Avustralya ve Güney Amerika’da üretilip tüketilen feijoakaymak ağacı meyvesi son günlerde Türkiye’nin de gündeminde. Şimdilik hobi bahçelerinde peyzaj amaçlı yetiştiriliyor. Ancak girişim amaçlı bahçe kurulumu yakın. Meyve yetiştiriciliği işine girecek olanlar için en yeni fırsatlardan biri olarak öne çıkıyor.

Her işte olduğu gibi bu işerde de girişimciliğe ilk adım atanlar para kazanıyor. Orijinal adı feijoa olan kaymak ağacı Avustralya’da bizdeki elma ve armut gibi fazlaca üretilip tüketiliyor. Avrupa ve Amerika’ya ihraç edilirken diğer yandan hem meyve suyu hem de yaş meyve olarak tüketiliyor.

Kaymak ağacının şu an Türkiye’de ticari faaliyet olarak dikimi yapılmıyor. Ancak henüz sade süs bitkisi olarak ekimi yapılan kaymak ağacının geleceği parlak. Fidancılarda fidanlar 10 – 15 TL arasında alıcı buluyor. Fidancılara göre kaymak ağacı gelecekte oldukça popüler bir meyve olacak, dolayısıyla ticari amaçlı üretim için bahçe kurulmasını öneriyorlar.

Feijoa – Kaymak Ağacı tam olarak nedir? Özellikleri neler?

Meyveler oval veya yuvarlak şekilli, önceleri mat renkli. Güneş gören kısımları kırmızımsı renk alıyor. Ancak kabuk mat ve mumsu bir tabaka ile kaplı. Meyve eti kendine özgü aromalı ve çok kokulu oluyor. Meyve tutumundan sonra meyve gelişmesi çok yavaş olur. Meyve gelişme dönemi sonuna doğru birden irileşiyor. Bu dönem hasattan 3-4 hafta önceye rastlar.

Feijoa meyveleri çiçeklenme döneminden 4 veya 5 ay sonra olgunlaşıyor ve hasat ediliyor. Çiçeklenme ile hasat arasındaki süre sıcak ekolojilerde kısalıp, serin ekolojilerde uzuyor. Olgunlaşan meyvelerse yere dökülür.

Bu dönemde veya hemen öncesinde toplanması gerekir. Hasat edilen meyveler tüketim için olgunlaştırılıp, yeme oluşumuna getiriliyor. Sıcaklık ve etilen uygulaması olgunlaşmayı hızlandırıyor. Olgunlaşan meyveler hafif yumuşayıp meyve et rengi rengine dönüyor.

Meyvenin iç kısmında, çekirdek evi özü açık kahverengi olup jelatinimsi görünüyor. Meyvenin gerçek tadı bu aşamada anlaşılır. Kabul dahil meyvenin tamamı yeniliyor. Hasattan sonra yenebilir duruma gelmesi için bir hafta oda sıcaklığında bekletilip olgunlaştırılması gerekiyor.

Genç Girişimciler İçin Tecrübe Edilmiş 5 Strateji

Girişimci olmak birçok insanın özellikle genç yaştaki insanların hayali. Girişimcilik ruhunuzu pekiştirmemiz için yol göstericilere her zaman ihtiyacımı olacak. Girişimcilik başlangıcında ve sonrasında bu yollardan geçmiş olan şahsiyetlerin taktik ve tüyolar her zaman değer taşıyor ve onlardan öğreneceğiniz çok şey var. Richard’ın da girişimcilik konusunda size özellikle de genç yaştaki yeni girişim başlatacak olanlara söylemek istedikleri var.

Genç girişimcilerin başarılı biri girişimi başlatması ve devam ettirerek başarıya ulaşması için sayısızı taktik ve strateji mevcut. Tabiki zamanla her girişimci kendi tecrübesini oluşturuyor ancak başlangıçta tecrübe edilmiş taktik ve stratejiler çok önemli bir yere sahip.

01 Yaşınız Utangaç Olmanıza Sebep Olmasın

Yaşınızın genç olması utangaç olmanız için bir sebep olmamalı. Gençliğinizin sizin ortaya çıkıp bir şirket kurmanıza engel olmasına asla izin vermeyin. Genç bir insan olarak eşsiz ve çok değerli becerilere sahip olduğunuzu unutmayın. Örneğin dünyaya yepyeni bir gözden bakabilir ve neyin işe yarayacağını içgüdüsel olarak bilebilirsiniz. Bir ergen olarak Öğrenci dergisini çıkarmaya başladığımda bu gibi becerilerin çok faydasını görmüştüm.

02 Tutkulu Olacağınız Bir İş Alanı Seçin

Yapacağınız veya yapmayı düşündüğünüz işte tutkulu olmanız ve işinizi severek yapmanız büyük önem taşıyor. Bir girişimci olarak asla tipik sabah 9 akşam 5 mesainiz olamaz. Zaten hayatınızın büyük bir kısmı işte geçeceğinden gerçekten tutkulu olduğunuz bir şeyleri seçmenizin önemini ne kadar çok vurgulasam az gelir. Eğer yapacağınız işe aşık değilseniz dağları yerinden oynatsanız yine de o iş tutmaz.

03 İlk Olarak Çevrenizdeki Pazara Odaklanın

Çevrenizdeki sorunlar ve boşluklar sizi girişimci yapabilir. Etrafınıza odaklanmak para kazanabileceğiniz pazardaki boşlukları bulmanın en iyi yoludur. Siz ve arkadaşlarınız kullandığınız hangi servislerde ilerleme kaydedebilirsiniz? Mahallenizi veya şehrinizi kalkındıracak yeni bir iş alanı var mı? Kendinizi yerel anlamda sağlam bir zemine oturttuktan sonra daha büyük pazarlara yelken açabilirsiniz. Virgin Records’ın Londra’nın Oxford Street’inde tek dükkanla işe başladığını unutmayın.

04 Tehditleri ve Fırsatları İyi Analiz Edin

Hayat bir mücadele ve zorluklar daima bizimle olacak. Her zorluğu kabullenip mücadele etmek ve çözüm üretmek girişimciliğin doğasında var. Bir zorluktan galip çıkmak sizin azminizi kırbaçlar ve sizi inovasyon yapmaya zorlar ve ayrıca bu süreçte kendinizi ve hatta dünyayı bile değiştirebilirsiniz. Eğer yetersiz kalırsanız sakın başarısızlığınızı bir çıkmaz olarak görmeyin, aksine onu yeni ve çok daha parlak bir şeyleri deneme fırsatı olarak değerlendirin.

05 İyi Bir İş Planıyla Başlayın

İş planı deyip es geçmeden iyi ve donanımlı bir iş planı hazırlamak sizi oldukça ileriye götürebilir bunun da öncesinde ileriyi görmenizi sağlayabilir. İş planları çok faydalı olabilir. Çok sayıda girişimci de bundan pek hoşlanmaz. Ancak sonrasında iş planlarının oldukça değerli olduğunu öğrendim. Eğer kendinize yatırımcı veya kredi arıyorsanız onlar işin olmazsa olmazıdır. Kendi fikrinizin zaman, para ve çaba harcamaya değer olduğunu ispatlamak istiyorsanız o zaman bir iş planınızın olması şart.

İşletme Planlama ve Kurmada En Önemli 5 Süreç

“İşletme para getiren tekrarlanabilir bir süreçtir. Onun dışında kalan herşey hobidir.” | Paul Freet, Seri Girişimci

Kabaca tanımlanacak olursa, bir işletme tekrarlanabilir bir süreci ifade eder ve;

  1. Değeri olan bir şey yaratır ve onu dağıtır.
  2. Bu değerin üretimi için insanların bu değeri istemesi veya buna ihtiyaç duyması gerekir.
  3. Bu değerin fiyatı insanlar tarafından karşılanabilir düzeyde olmalıdır.
  4. Üretilen değer satın alanın ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamalıdır.
  5. Üretilen değer işletmeye yeterli gelir sağlamalıdır ki işveren için faaliyetlerini sürdürmek anlamlı olsun.

Bireysel girişimci ya da milyar dolarlık bir marka olmak fark etmez. Yukarıda sayılan faktörlerden herhangi biri çıkarıldığında geriye işletme denebilecek bir oluşum kalmaz, başka bir şey olur. Başkaları için değer yaratmayan bir girişim hobiden ibarettir. İlgi çekmeyen bir girişim fiyaskodur.

Yarattığı değeri satmayan bir girişim kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. Vadettiği değeri müşteriye sağlamayan bir girişim sahtekardır.

İşletmede Karşılıklı Bağımlı 5 Süreç Var

İşletmenin devamlılığını sağlayacak kadar kazanç sağlamayan bir girişim kaçınılmaz olarak kapanacaktır. Özü itibariyle esas olarak biri diğerine karışan, karşılıklı bağımlı 5 adet süreçten oluşur.

Değer Yaratımı: İnsanların neye ihtiyaç duyduğunu veya ne istediğini keşfetme ve ardından bunu yaratma.

Pazarlama: Yarattığınız değer için dikkat çekme ve talep oluşturma.

Satış: Potansiyel müşterileri ödeme yapacak müşteriler haline getirme.

Değer Sağlama: Vadedilen değerin müşteriye verilmesi ve müşterilerin memnun kaldıklarından emin olmak.

Finans: İşletmenin devam etmesini ve harcadığınız emeğin karşılığını almanızı sağlayacak kadar para getirme.

Yeni Bir İşi Tanımlama ve Planlama

Her işletmenin 5 bölümü her iyi işletme fikrinin ve iş planının temelidir. Eğer herhangi bir işletme için söz konusu 5 süreç açıkça tanımlanabiliyorsa, işletmenin nasıl işlediği de tamamen anlaşılır. Eğer yeni bir iş kurmayı düşünüyorsanız, işe bu süreçleri tanımlayarak başlamak sizin için en doğru başlangıç noktası olacaktır. Eğer fikrinizi bu temel süreçler bakımında tanımlayamıyor veya planlayamıyorsanız bu süreçleri yeterince oturtamamışsınız demektir. | Personal MBA – Josh Kaufman

Süpermarketlerin Yükselişi, Bakkalların Tükenişi

İş dünyasında şirketlerin inovasyonlar yaparak kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. İnovasyon, akılcı çözümler ve müşteri odaklı düşünmek şirketlerin faaliyet gösterdikleri piyasada kalıcı olmalarını sağlıyor. Bir zamanlar mahalle bakkalları süpermarketlerin piyasaya çıkmasıyla birlikte tükenme noktasına geldiler. İşte bakkal ve süpermarket gerçeği…

Bugün birçok kişi bir zamanlar “köşebaşındaki dükkan” gibi bir konseptin olduğunu hatırlamakta güçlük çekiyor. Süpermarketler ortaya koydukları etkinlik ile bunları yok ettiler. 1930’ların büyük gıda zincirleri bile süpermarketlerin saldırgan genişlemesi karşısında yok olmaktan son anda kurtuldu. İlk özgün süpermarket 1930’da Long Island, Jamaica’da açıldı.

1933’e gelindiğinde süpermarketler, California, Ohio, Pennsylvania ve diğer birçok yerde mantar gibi türüyorlardı. Buna rağmen oturmuş zincirler bunları görmezden geldi. Onları fark ettiklerinde ise “ucuzu”, “at arabasıyla satış yapan”, “küçük” ve “ahlaksız fırsatçılar” olarak nitelendirdiler.

Kimse müşterilerin kilometrelerce yok gideceğine inanmıyordu

Büyük bir bakkal zincirinin yöneticisi o dönemde yaptığı bir açıklamada; “İnsanların yiyecek almak için kilometrelerce yol katedeceğine ve bakkal sisteminin oluşturduğu eşsiz müşteri hizmeti deneyimini bırakabileceklerine inanmakta güçlük çekiyorum” diyordu. 1936’da bile National Wholesale Grocers konvansiyonu ve New Jersey Retail Grocers Association hala korkulacak bir şey olmadığını söylüyordu. Süpermarketlerin sadece ucuz fiyat isteyenlere yönelik yaklaşımının bu şirketlerin pazarını sınırladığını düşünüyorlardı. İnsanlar kilometrelerce yol tepmek zorundaydı. Taklitçiler geldiğinde hacim düşecek ve zararına satışlar başlayacaktı. Süpermarketlerin satışlarının yüksek olması da yeni ve özgün olmalarına bağlanıyordu. İnsanlar güvenebilecekleri mahalle bakkallarını istiyordu. Eğer mahalle bakkalları “tedarikçileri ile işbirliği yapar, maliyetlerine dikkat eder ve hizmet kalitelerini yükseltirlerse” bu rüzgar dinene kadar ayakta kalabilirlerdi.

Rüzgar hiç dinmedi, bakkal zincirleri ayakta kalmanın yolunun süpermarket işine girmek olduğunu farkettiler. Bu, mahallelerde dükkan yeri, dağıtım ve erişim modellerine yapılan yatırımların boşa gitmesine neden oldu. Bazı şirketler mahalle bakkalı modelinde devam etti. Onurlarını korudular ama sırtlarındaki gömlekten olduklar.

İnternette Satışı Arttırmanın Yolları ve Kalite Taktikleri

E-ticaret işine girmeyi mi planlıyorsunuz, veya online satış işinizde satışlarınızı mı artırmak istiyorsunuz? Bu yazımızda internet üzerinden satış işine girmek isteyenler için veya halihazırda e-ticaret işinde kaliteyi ve satışı arttırmak isteyenler için bazı önemli noktalar mevcut.

İnternette Satışı Arttırmanın Yolları ve Kalite Taktikleri

Sürekli olarak gelişen online alışveriş dünyasında satışa başlarken dikkat edilmesi gereken noktalar ve internetten satışı arttırmanın yolları

Bildiğiniz bir alanda satış yapın

E-ticarette mutlaka kendinize çok güvendiğiniz, pazardaki rekabet koşullarını çok iyi bildiğiniz ürün yelpazesi üzerinden başlamanız gerekiyor.

Profesyonel görünen bir web sitesi

Satışı gerçekleştireceğiniz pazar yerinin profesyonel bir web sitesi olması gerekiyor. Çünkü müşterinin satıcıya olan güveni, internet vitrininin kalitesiyle doğru orantılı. Müşteri ödemeyi yapmadan önce satıcının güvenilir olup olmadığını anlamak için Google’da arama yapıyor.

Mobil uyumlu bir satış arayüzü

Web sitesi mutlaka mobil uyumlu olmalı. Çünkü Google aramalarının yarıdan fazlası artık akıllı telefonlar üzerinden yapılıyor.

E-ihracat için web sitesi önemli

E-Bay, Amazon ve Alibaba gibi uluslararası pazar yerlerine girecekseniz, bu platformlarda ulaşacağını potansiyel müşterilerin ilk yapacağı şeyin satıcının web sitesini ziyaret etmek olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu nedenle e-ihracata yönelik bir web sitesi yaptırmak önemli.

Kaliteli görseller kullanın

Kaliteli fotoğraf ve detaylı ürün açıklaması da bu işin en önemli kısmı. Vitrinde titiz davranmak, müşterinin güvenini arttıracağı için sepete atılacak ürün adedini de pozitif anlamda etkiler.

Ürün açıklaması ve ürün görsellerine dikkat

Farklı açılardan ürünü net gösteren en az 3 fotoğrafın yanı sıra ürünle ilgili detayları içeren ürün açıklaması kritik önem taşıyor. Fiziksel mağazada satış personelinin ürünü anlattığı gibi kapsamlı detayların tamamının burada da aktarılması satışı olumlu etkilerken, yetersiz görsel ve ürün açıklaması ürün iade oranlarının artmasına neden oluyor.

Sosyal medya ile destekleyin

Google’da en çok ziyaret edilen siteler olan Facebook, Twitter, Linkedin, Instagram ve Youtube gibi sosyal ağ sitelerinde de firma için hesap açılması şart. Yapılan işle bağlantılı kaliteli içerikler paylaşılmasının, organik aramalarda ön plana çıkmayı kolaylaştırdığı ifade ediliyor.

Kargolama kalitesine dikkat edilmeli

Sisteme doğru kargo bilgilerinin girilmesi, ürünün zamanında kargolanması, paketlenmenin hasar görmeyecek şekilde ürüne uygun olarak yapılması, alıcı sorularına düzgün ve zamanın cevap verilmesi de müşteri memnuniyetini oluşturan etkenlerin başında geliyor.

Güvenli bir ödeme altyapısı sağlayın

Ödeme sistemleri alanında sizin için geliştirilmiş bir raporlama sistemi, sahteciliği önleyecek gelişmiş teknik altyapı, müşterilerinize sorunsuz bir alışveriş deneyimi için kredi kartı saklama imkanı sunan ve en önemlisi de sorununuz olduğunda hızlıca ulaşabileceğiniz bir ekiple çalışmanız gerekiyor.

Profesyonel iş sahibi olmanın en iyi yolu franchising

Ekonomideki daralmanın fazlasıyla hissedildiği bu dönemde doğru yatırım yapmak her zamankinden daha önemli hale geldi. Bu ortamda daha az riskli olarak görülen franchise sistemine ilgi artıyor. Gıdadan gayrimenkule, otomotivden eğitime pek çok farklı alanda yatırım fırsatı sunan 100 şirket yıl sonuna kadar 2 bin 573 adet şube açmayı planlıyor.

Düşük maliyetle profesyonel iş sahibi olma fırsatı sunuyor

Türkiye’de franchising, gıdadan gayrimenkule, otomotivden eğtime birçok sektörde büyüyen bir sistem. Farklı sektörlerden birçok farklı markanın franchise uygulamalarıyla daha da geliştiğini ve büyüdüğü görülüyor. Franchising sistemi, yatırımcıya, marka sahibinin yıllarca kurumsallaşmak için çalıştığı bilgi birikimini kullanarak, bulunduğu bölgede fırsat eşitliği yaratarak, düşük maliyetle iş sahibi olma fırsatı sağlıyor. Franchising sisteminin bu kadar hızlı büyümesinin nedenleri arasında, sistem için gerekli sermaye tutarının düşük olmasını, girişimcinin motivasyonunu sağlamasını, sistemin standart olmasını, kabul görmüş bir marka ve kontrol mekanizması bulunması sayılabilir.

Franchising şube sayısı 65 bine ulaşmış durumda

Türkiye’deki zincir işletmelerin sayısı 3 bin 500’e ulaşırken, zincir işletmelere bağlı şube sayısı da 65 bini bulmuş durumda. Master franchise vererek yurtdışına açılan 215 Türk markası bulunuyor. Bu rakamlar da gösteriyor ki Türk markaları artık sadece hizmet ihracatında bir oyuncu değil ülke ekonomisinin kalkınması ve Türkiye’nin yurtdışında tanınması için önemli bir aracı haline geldi. Bir önceki yıl franchising sektörünün büyüklüğü 43 milyar dolara ulaştı. Yine geçen yıl franchise sektörünün işçi alım sayısı 250 bin kişiye ulaştı. Sektörün yeni yılda 50 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor.

Franchising sistemine olan ilgi artıyor

Franchising sektörüne karşı olan ilgi hızla yükseliyor. Yiyecek ve içecek sektöründe yoğunluğun yaşandığı Türkiye’de son yıllarda özellikle kahve çay markaları da oldukça fazla talep gördü ve yaygınlaştı. İnşaat sektöründe 10 yılı aşkında yaşanan yükselişe paralel olarak gayrimenkul sektörünün büyümesi ve yabancı yatırımcıların pazara girmesiyle gayrimenkul danışmanlığı alanında da franchise sistemine büyük ilgi oluştu.

Sektörler markalaşarak franchise sistemiyle büyüyor

Bu alanların dışında oto yıkama ve kuru temizleme gibi hizmet alanlarında, spor, eğlence, ve eğitim sektöründe franchise alan yatırımcılar için büyük fırsatlar sunuluyor. Franchising sistemiyle faaliyet gösteren firmaların bulunduğu 20’den fazla alan var. Artık gıdadan gayrimenkul danışmanlığına, eğitimden otomotive, yönetim danışmanlığından temizlik hizmetlerine kadar birçok sektör markalaşarak franchise sistemiyle büyüyor.

Kadın girişimciler: Yerli kozmetik markası yüzde 475 büyüdü

Yüzde yüz yerli kozmetik markası olan Urban Care, Selen Kozmetik’i 2012-2015 yılları arasını kapsayan 4 yıllık dönemde “Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen İlk 100 Şirketi” arasına taşıdı. Kısa vadeli kazançlara odaklı sadece şampuan, kolonya ve sabun üreterek erkek egemen kozmetik sektörünü, markalaşmayla farklılaştıran kadın girişimci Selen Yorgun, “büyümemiz tek bir markadan kaynaklı büyüme, hem de bayağı yüksek bir oranla yüzde 475 oranında” diye belirtiyor.

Kozmetik Alanında Gidilecek Çok Yol Var

Sektördeki eğilimleri Selen Yorgun şöyle özetliyor: “Tüm dünyada kozmetik sektöründe hatta birçok sektörde butik markalar çok hızlı bir şekilde doğmaya başladı. Avrupa’da, Uzakdoğu’da küçük markaların çok hızlı bir şekilde büyüdüğü görülüyor. Türkiye’de de aslında biz bu yüzden yola çıktık. Elimizden geldiğince aslında iyi bir yarış çıkarıyoruz. Globalde eskiden 4 marka görürken bugün raflarda 14 marka görüyorsunuz. Bu durum Türkiye’de çok hızlı değişmeye başladı. Çok hızlı kozmetik ürünler gelişiyor. Pazar çok büyük, gidilecek çok fazla yol var. Kozmetik de ürün kullanımı ve çeşidi açısından teknolojiye bağlı olarak kendini çok hızlı geliştirdi. Eskiden şampuan, krem, maske gibi çok klasik ürünler kullanırdık. Bugün biz bu ay saç peelingi çıkardık. Kuru şampuan, deniz tuzu spreyi çıkardık. Eskiden kullanımını hiç hayal etmediğiniz kozmetik ürünler de geliyor. Hem tüketici kullanım hızı artıyor, hem büyüme hızı çok fazla. Sektör iç piyasada ve dış piyasada çok hızlı büyüyecek.”

2012 – 2015 yılları arasını kapsayan dönemde Selen Kozmetik “En hızlı büyüyen 100 şirket arasında 22. sırada yer aldı. Şirket yüzde 95 yerli malı satıyor.

Müşteri odaklı şirketler daima piyasada kalıcı

Gerçekten hangi iş alanındasınız? Basit bir soru gibi görünse de bunun cevabı ürettiğiniz ürün ve hizmetlerin ötesinde düşünülerek verilmelidir. Şirketlerin gelecekte değişen dünyada ayakta kalabilmeleri için herşeyden önce bu soruyu kendilerine sormalı ve cevabını net olarak vermeliler.

Başarısızlık tepeden gelir. Son tahlilde, bu başarısızlıktan sorumlu yöneticiler, amaçlar ve politikalar konusunda en geniş yetkilere sahip olanlardır.

Sorun tam olarak nerede?

Demiryolu şirketleri bu soruyu kendilerine sormayı unuttu ve başarısızı oldular. Neden? İnsanların artık ulaştırmaya ihtiyaç duymaması değildi cevap. Hatta diğer inovasyonların (otomobiller, uçaklar) ulaştırma ihtiyaçlarını tamamen karşılamaları  da değildi. Demiryollarının büyümesi durdu çünkü kendileri bu ihtiyaçları karşılayamadılar. Yöneticileri hatalı biçimde kendilerini demiryolu işinde sandı halbuki ulaştırma işindeydiler. Kendilerini müşteriye hizmet eder değil ürün sağlar biçimde konumlandırdılar. Diğer birçok endüstri de aynı hataya düştü ve eskime riskiyle karşı karşıya kaldı.

Demiryollarının büyümesi yolcu ve yük taşımacılığına olan talebin azalması nedeniyle durmadı. Demiryolları bugün ihtiyacın diğer vasıtalar tarafından karşılanması sebebiyle değil bu ihtiyacın demiryollarının kendileri tarafından karşılanamaması nedeniyle sorun yaşıyor. Diğerlerinin müşterileri kendi ellerinden almalarına izin verdiler çünkü kendilerini ulaştırma işinde değil demiryolu işinde gördüler. Endüstrilerini hatalı tanımlamalarının sebebi ulaştırma odaklı olmaktan çok demiryolu odaklı olmalarıydı. Kısaca müşteri odaklı değil ürün odaklıydılar.

Şirketiniz için sürdürülebilir büyümeyi nasıl sağlarsınız?

Ürün satmaktan daha fazla müşteri ihtiyaçlarını tatmin etmeye odaklanın. Kimya devi DuPont müşterilerinin ihtiyaçlarını sürekli gözlemledi ve müşterileri için cazip ürünler üreterek pazarını sürekli geliştirdi. Eğer DuPont, ana icadı olan naylonun farklı kullanımlarına odaklansaydı bugün ortalıkta bile olmayabilirdi.

Son Baskı