Döviz

Döviz Ticareti ve Döviz Piyasasının Yükselişi

En yakın tarihli iki kriz dikkatleri döviz piyasasına odakladı. Birçok açıdan döviz, bir ülke için en iyi güven göstergelerinden biridir. Yabancı yatırımcılar bir ülkenin görünümüyle ilgili iyimser olduklarında döviz alıp bu fonları yurtiçi hisse senetleri veya tahvillere yatırma eğiliminde olurlar. Ne var ki ekonomik, politik veya toplumsal nedenlerden dolayı endişelenmeye başlarlarsa yabancı mevcutlarını satar, dövizi ucuzlatır ve parayı evlerine götürürler. Bu büyük çapta gerçekleştiğinde dövizde önemli bir harekete sebep olabilir ve hükümeti bu durumu ele almaya zorlar.

Döviz Ticareti ve Döviz Piyasasının Yükselişi

Devlet borç krizinde euronun başına geldiği gibi bir döviz çok zayıf hale gelirse enflasyonist baskı endişeleri olur. Çok güçlü hale gelirse ihracatçılar yardım ister, çünkü bu durum mallarının rekabet gücünü düşürür. Dövizlerdeki aşırı hareketler çokuluslu şirketlerin kazançlarını da etkileyebilir. Sözgelimi, eğer bir şirket başka bir dövizde birçok borçlular hesabına sahipse, güçlü bir yerel döviz alacaklılar hesabının değerini düşürürken zayıf bir yerel döviz bunu yükseltir. Aynı zamanda, tipik olarak ihracatçılar düşük dövizi sever ve güçlü olandan nefret ederler.

Dövizler farklı insanlar için farklı öneme sahiptir. ABD’de başlayan subprime krizi ve Avrupa devlet borç krizi dövizleri ekonomi haberlerinden manşet haberlere çıkarmış olabilir ama dövizlerin popülerliği yeni sayılmaz. Geçen 10 yıl boyunca döviz piyasası önemli ölçüde büyüdü. 2004’de Uluslararası Ödemeler Bankası, döviz piyasasındaki günlük devrin 1.9 trilyon dolar olduğunu rapor etti. 3 yılda bir  gerçekleştirilen araştırmalarını 2010’da yeniden yayınladıklarında bu hacim 4 trilyon dolara yükselmişti. Tarihte ilk kez bankalar da “diğer finansal kurumlarla” (perakende döviz brokerlarını düşünün) diğer bankalarla yaptıklarından daha çok işlem yaptı. Dolayısıyla dövizdeki büyümenin büyük bölümü, döviz ticaretindeki fırsatları keşfeden bireysel yatırımcılara atfedilebilir.

Trump, FED, Petrol, Borsa ve Dolar Beklentileri

2017 yılının sadece Türkiye için değil tüm dünya için zor bir yıl olacağı düşünülüyor. 2017‘de şu ana kadar belirli bir düzen çerçevesinde seyir halinde olan piyasaların bozulması ve çok fazla değişkenlik göstermesi bekleniyor. Piyasaları, hükümetleri ve yatırımcıları zor bir yılın beklediği düşüncesi yaygınlaşırken diğer yandan önümüzdeki dönemde FED, borsa, petrol, dolar ve euro‘da durumun ne olacağı merakı mevcut. Tüm bunların yanında Amerika’da ve dünyada Trump etkisi de merak edilen noktalar arasında.

2017’de petrol fiyatlarında beklentiler
Bilindiği üzere petrol üreten ülkeler birliği OPEC petrol üretimini kısıtlandırma kararı almıştı. Söz konusu OPEC kararının brent petrolü 60 dolara çıkarabileceği ancak bu kararın bent petrolü 60 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olarak tutamayacağı bekleniyor. 2017 yılında brent petrolün 40 – 60 dolar bandında hareket etmesi genel beklenti olarak öne çıkıyor.

2017’de Trum dünyayı ne şekilde etkileyecek?
Amerika’da Trump’ın seçimleri kazanarak başkanlık koltuğuna geçmesi tüm dünyada şok etkisi yaratmıştı. Ancak uzmanlar önümüzdeki dönemde TRUMP etkisinin sanıldığı kadar fazla olmayacağını, tüm dünyanın Trump’ın vaatleriyle seçimler öncesi ve sonrasında bir şok yaşadığını ancak 2017 yılı ve ilerleyen dönemde vaatlerin birçoğunun yerine getirilmeyeceğini dile getiriyorlar. Diğer yandan ABD ekonomisinin uzaktan görüldüğü kadar çok güçlü olmadığı ve gerçek anlamda iyi bir performans sergileyemeceği de beklentiler arasında.

FED 2017’de faiz arttırımı yapacak mı?
Amerikan Merkez Bankası FED’in toplantıları ve aldığı kararlar piyasalar üzerinde daima etkili. Önümüzdeki dönemde FED‘in 3 kez faiz arttırımı yapacağı söylentileri imkan dahilinde görülmüyor. Uzmanlara göre 2017 yılı içerisinde piyasalarda yaşanacak olan bozulma FED’in de kararlarını değiştirerek faiz hamlelerini kısıtlayacak.

2017’de dolar yükselir mi düşer mi?
Bugünlerde finans, ekonomi, ve yatırım dünyasının ana aktörü olarak öne çıkan doların 2017 yılında ne olacağı en büyük merak konusu. Kısa bir süre içerisinde önemli bir yükselişe sahne olan doların bu yıl 4TL düzeylerine yükselmesi ve buralarda yer edinmesi uzmanlar tarafından olası görünüyor. Derecelendirme kuruluşlarının etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Diğer yandan piyasalarda beklenen bozulmanın da 2017 yılı içinde dövizi etkileyecek en önemli etkiler arasında olması bekleniyor.

2017 yılında Borsa ne olur?
Son zamanlarda dövizin yükselişiyle nefesini tutan borsanın 2017 yılında çok yüksek sıçrayışlar gerçekleştirmesi beklenmiyor. Uzmanlar bu yıl bekledikleri piyasadaki bozulma sebebiyle dünya genelinde borsaların çok iyi performans gösteremeyeceğini ve bu nedenle borsa konusunda çok hareketli bir yıl beklemediklerini dile getiriyorlar.

Kredi derecelendirme kurumları ve manşetleri fırsata çevirmek

Eğer geçmiş size birşey anlatıyorsa (ve anlattığını da biliyoruz) önümüzdeki 10 yıl boyunca dünyanın çeşitli bölgelerinde büyüklü küçüklü krizler olacak. Bunlar gerçekleştiğinde saldırı veya savunma durumunda bulunma tercihiniz olacak. Peki limonları limonataya nasıl çevireceksiniz. Geri dönük olarak, sıfır ila negatif kazanca sahip internet şirketlerinin o çok yüksek değerlemeleri hak etmediklerini veya bilhassa piyasa stoklarla dolup taştığında ve tüketiciler borçlarla aşırı yüklendiklerinde, insanların nihayetinde evlere astronomik fiyatlar ödemeyi bırakacaklarını söylemek kolaydır. Anahtar nokta çılgınlığa kapılmamak ve risk ile değerlemelere bakıldığında bir varlığın fiyatının uygun olup olmadığını rasyonel bir şekilde düşünebilmektir.

Elbette bunu yapmak o kadar kolay değil, ama küçük bir yatırımcının son krizlerden faydalanabileceği farklı yolları göz önünde bulundurduğumuzda imkansız da değil.

Subprime kriz. Hepimizin bildiği gibi bu kriz, birtakım finansal kurumların başarısız olmasına yol açtı. Bazılarına hükümet el koydu; diğerleri kurtarıldı, rakiplere satıldı veya iflasa zorlandı. Her ne kadar bazı insanlar, başkalarının talihsizliğinden kar etmenin ahlaki olmadığını iddia etse de Soros, Paulson ve Templeton zenginliklerinin büyük bir kısmını bu şekilde oluşturdular. Kurtarmalar veya devralmalar bile daha fazla sorunun ortaya çıkması korkusundan doları kaldırmada başarısız olmuştur. Subprime krizi esnasında Japon yenine karşılık ABD doları satan yatırımcılar cömertçe ödüllendirilmişlerdir.

Avrupa devlet borç krizine ilerlersek, Yunanistan’da olaylar patlak verince ve ülkenin finansal bir belaya doğru yol adlığı gitgide daha açık hale gelince, kredi derecelendirme kurumları ülkenin borç derecesini fazlasıyla indirmeye başladı. Kredi derecelendirme kurumu, bir ihraççının borcunu ödememe ihtimalini gösteren kredi dereceleri veren şirkettir. Dereceler harf notu şeklinde verilir, neredeyse tıpkı bir karne gibi. Bir ülkenin derecesi düşürüldüğünde bu, şu veya bu nedenden dolayı borçlarını ödememe ihtimalinin daha fazla olduğu anlamına gelir. Ekim 2009’da önde gelen kredi derecelendirme kurumlarından Fitch Ratings, Yunanistan’ın devlet borç deecesini A-‘ye düşürmesi sonradan ABD dolarına karşı euro’da yüzde 20’lik bir elden çıkarmayı tetikledi. USD/JPY olayında olduğu gibi Yunanistan’ın veya Euro bölgesi içerisindeki hasta başka herhangi bir ülkenin notu her düşürüldüğünde EUR/USD elden çıkarıldı. Bu not düşürmeler yatırımcılar arasında endişe dalgaları oluşturdu çünkü bu, ülkenin kredilerini ödememeye gitgide daha çok yaklaştığı anlamına geliyordu. Nisan 2010’da Yunanistan’ın borç dereceleri değersiz seviyelere düştü. Bu krizden faydalanmanın bir yolu manşetleri ticari fırsatlara çevirmek olabilirdi veya diğer bir deyişle, panik başlayınca satmak, çünkü bir not düşürmenin ardından genelde diğeri gelir.

Hikayeleri fırsata çevirmek konusunda kendinizi rahat hissetmiyor ve çizelge düzeyinde işlem yapmayı tercih ediyorsanız bile, kilit seviyelerdeki kırılmaları satarak da her döviz çiftindeki hareketlerden faydalanabilirsiniz. Söz gelimi, USD/JPY’de 105, 100 ve 95’in üçü de önemli psikolojik seviyelerdir. Aynı şey EUR/USD’de 1,45, 1,40 ve 1,35 için geçerlidir.

Dövizler doğası gereği hep eğilim içindedir, özellikle de panik zamanlarında ve dolayısıyla bir harekete katılmak ondan kaçmaktan daha iyi sonuçlara yol açabilir. Eğer bir işte uzun süre kalacak kadar sabırlı değilseniz, üstün gelen pazar bölümünün yönü doğrultusunda daha kısa vadeli bir şey düşünebilirsiniz. Sözgelimi, bir not düşürmenin ardından, sorunun kayıpları sınırlamak adına bir durma noktasıyla daha fazla sorun çıkaracağını varsayarak, kısa vadeli bir kar potansiyeli için EUR/USD satma fırsatları aramak isteyebilirsiniz.

Son Baskı