Dolar

Tüm Zamanların En Büyük Devalüasyonu

İnanılmaz derecede yüksek enflasyon koşullarıyla uluslararası ekonomi gündeminden düşmeyen Venezuela yine bir ilke ev sahipliği yaptı.

Venezuela devlet başkanı Nicolas Maduro aldığı kararla tarihte eşi ve benzeri görülmemiş bir devalüasyonun altına imzasını attı ve Venezuela parası dolar karşısında tek hamlede yüzde 95 düştü. Buna göre 1 Dolar 285.000 Bolivar iken yeni uygulamadan sonra 6 milyon Bolivar’a yükseliyor. Uluslararası ekonomi uzmanları Maduro’nun zaten zor şartlar altında yaşamını sürdürmeye çalışan halkın karnına bir yumruk daha attığını düşünüyor.

Anketlere göre fiyatların yıllık bazda %108.000 artış gösterdiği ülkede enflasyonun %1.000.000’a ulaşması beklenirken son olarak atılan adımların ve getirilen uygulamaların bir nebze de olsa piyasayı rahatlatacağı düşünülüyor.

Hali hazırda göç veren ve vatandaşlarının komşu ülkelere gitmeye çalıştığı ülkede söz konusu yeni ekonomik şartlar ile birlikte göç dalgasının hızlanması bekleniyor.

Aşırı Değerli Türk Lirası Neden Daha Tehlikeli?

Bilindiği üzere dolardaki yükseliş trendi uzun zamandır doları en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Dolardaki yükselişin devam edip etmeyeceği merak konusu iken büyük bir çoğunluk ise dolardaki yükselişin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini düşünüyor. Uzun yıllar önce dolardaki ani yükselişlerin yaşanması önemli ekonomik krizleri de beraberinde getirdi.

Peki günümüzde dolardaki yükseliş eskiden olduğu gibi kriz yaratma konusunda halen etkili mi?

Dolar Yükselirse Kriz Olur Mu?

Çoğu insan için dolar TL’ye karşı değer kazanırsa bu, krizin habercisi olarak kabul edilir. Eski dünya düzeninde yani sermaye hareketleri böylesine serbest değilken, yani para istediği yere istediği kadar kolay transfer edilemezken ve Türkiye’nin döviz rezervleri düşük düzeyde iken bu yaklaşım çok da yanlış değildi.

Türkiye’nin yurtiçi tasarrufları yeterli değildir. Bu eskiden olduğu gibi şimdi de böyledir. O nedenle de yatırım için yabanacı tasarrufları ülkeye çekmeye ihtiyacı vardır. Dışarıdan borçlanılabildiği ölçüde yatırım ve üretim yapılmakta ve ithalat yükselmekte, cari açık artmaktadır. Bunların sonucunda ülke de hızlı bir büyüme kaydetmektedir. Bir süre sonra işler kötüye giderse o zaman borçlanma zorlukları ortaya çıkmakta, eski borçlar ödenememekte ya da yenileri alınamamakta, ithalat ve ardından büyüme düşmektedir. Sonuçta TL, dolara karşı değer kaybetmektedir. İşte o aşamada vatandaş bu gidişi kriz olarak algılamaktadır.

Aşırı Değerli Türk Lirası Cari Açığı Büyütüyor

Dolar yukarı gittiğinde Merkez Bankası rezervlerini piyasaya satarak doları bollaştırmakta ve TL’sini kıtlaştırmaktadır. Çünkü insanlar dolar alabilmek için TL vermektedir. Bu durumda TL değerlenmekte, dolar değer kaybetmektedir. Yani özetle dolar yükseldiğinde eskisi kadar kolay kriz olmaz. Ama bu, hiç kriz olmayacak anlamına da gelmez. Asıl kriz TL aşırı değerli kalmaya devam ederse olur. O zaman bizim cari açık alır başını gider ve kriz tohumları ekilmeye başlanır.

Türk Lirası’nın Aşırı Değerli Olması Daha Tehlikeli

İlginç bir durum ama TL‘nin aşırı değerli olması bir süre sonra aşırı değersiz hale gelmesine yol açar. Ki bu durum doların değer kazanması ve vatandaşın kriz çıkar mı korkusunun başlangıcını oluşturur. Daha açık bir ifadeyle, TL’nin aşırı değerli olması, aşırı değersiz olmasına göre daha tehlikeli bir durumdur. | Mahfi Eğilmez

Trump, FED, Petrol, Borsa ve Dolar Beklentileri

2017 yılının sadece Türkiye için değil tüm dünya için zor bir yıl olacağı düşünülüyor. 2017‘de şu ana kadar belirli bir düzen çerçevesinde seyir halinde olan piyasaların bozulması ve çok fazla değişkenlik göstermesi bekleniyor. Piyasaları, hükümetleri ve yatırımcıları zor bir yılın beklediği düşüncesi yaygınlaşırken diğer yandan önümüzdeki dönemde FED, borsa, petrol, dolar ve euro‘da durumun ne olacağı merakı mevcut. Tüm bunların yanında Amerika’da ve dünyada Trump etkisi de merak edilen noktalar arasında.

2017’de petrol fiyatlarında beklentiler
Bilindiği üzere petrol üreten ülkeler birliği OPEC petrol üretimini kısıtlandırma kararı almıştı. Söz konusu OPEC kararının brent petrolü 60 dolara çıkarabileceği ancak bu kararın bent petrolü 60 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olarak tutamayacağı bekleniyor. 2017 yılında brent petrolün 40 – 60 dolar bandında hareket etmesi genel beklenti olarak öne çıkıyor.

2017’de Trum dünyayı ne şekilde etkileyecek?
Amerika’da Trump’ın seçimleri kazanarak başkanlık koltuğuna geçmesi tüm dünyada şok etkisi yaratmıştı. Ancak uzmanlar önümüzdeki dönemde TRUMP etkisinin sanıldığı kadar fazla olmayacağını, tüm dünyanın Trump’ın vaatleriyle seçimler öncesi ve sonrasında bir şok yaşadığını ancak 2017 yılı ve ilerleyen dönemde vaatlerin birçoğunun yerine getirilmeyeceğini dile getiriyorlar. Diğer yandan ABD ekonomisinin uzaktan görüldüğü kadar çok güçlü olmadığı ve gerçek anlamda iyi bir performans sergileyemeceği de beklentiler arasında.

FED 2017’de faiz arttırımı yapacak mı?
Amerikan Merkez Bankası FED’in toplantıları ve aldığı kararlar piyasalar üzerinde daima etkili. Önümüzdeki dönemde FED‘in 3 kez faiz arttırımı yapacağı söylentileri imkan dahilinde görülmüyor. Uzmanlara göre 2017 yılı içerisinde piyasalarda yaşanacak olan bozulma FED’in de kararlarını değiştirerek faiz hamlelerini kısıtlayacak.

2017’de dolar yükselir mi düşer mi?
Bugünlerde finans, ekonomi, ve yatırım dünyasının ana aktörü olarak öne çıkan doların 2017 yılında ne olacağı en büyük merak konusu. Kısa bir süre içerisinde önemli bir yükselişe sahne olan doların bu yıl 4TL düzeylerine yükselmesi ve buralarda yer edinmesi uzmanlar tarafından olası görünüyor. Derecelendirme kuruluşlarının etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Diğer yandan piyasalarda beklenen bozulmanın da 2017 yılı içinde dövizi etkileyecek en önemli etkiler arasında olması bekleniyor.

2017 yılında Borsa ne olur?
Son zamanlarda dövizin yükselişiyle nefesini tutan borsanın 2017 yılında çok yüksek sıçrayışlar gerçekleştirmesi beklenmiyor. Uzmanlar bu yıl bekledikleri piyasadaki bozulma sebebiyle dünya genelinde borsaların çok iyi performans gösteremeyeceğini ve bu nedenle borsa konusunda çok hareketli bir yıl beklemediklerini dile getiriyorlar.

Kredi derecelendirme kurumları ve manşetleri fırsata çevirmek

Eğer geçmiş size birşey anlatıyorsa (ve anlattığını da biliyoruz) önümüzdeki 10 yıl boyunca dünyanın çeşitli bölgelerinde büyüklü küçüklü krizler olacak. Bunlar gerçekleştiğinde saldırı veya savunma durumunda bulunma tercihiniz olacak. Peki limonları limonataya nasıl çevireceksiniz. Geri dönük olarak, sıfır ila negatif kazanca sahip internet şirketlerinin o çok yüksek değerlemeleri hak etmediklerini veya bilhassa piyasa stoklarla dolup taştığında ve tüketiciler borçlarla aşırı yüklendiklerinde, insanların nihayetinde evlere astronomik fiyatlar ödemeyi bırakacaklarını söylemek kolaydır. Anahtar nokta çılgınlığa kapılmamak ve risk ile değerlemelere bakıldığında bir varlığın fiyatının uygun olup olmadığını rasyonel bir şekilde düşünebilmektir.

Elbette bunu yapmak o kadar kolay değil, ama küçük bir yatırımcının son krizlerden faydalanabileceği farklı yolları göz önünde bulundurduğumuzda imkansız da değil.

Subprime kriz. Hepimizin bildiği gibi bu kriz, birtakım finansal kurumların başarısız olmasına yol açtı. Bazılarına hükümet el koydu; diğerleri kurtarıldı, rakiplere satıldı veya iflasa zorlandı. Her ne kadar bazı insanlar, başkalarının talihsizliğinden kar etmenin ahlaki olmadığını iddia etse de Soros, Paulson ve Templeton zenginliklerinin büyük bir kısmını bu şekilde oluşturdular. Kurtarmalar veya devralmalar bile daha fazla sorunun ortaya çıkması korkusundan doları kaldırmada başarısız olmuştur. Subprime krizi esnasında Japon yenine karşılık ABD doları satan yatırımcılar cömertçe ödüllendirilmişlerdir.

Avrupa devlet borç krizine ilerlersek, Yunanistan’da olaylar patlak verince ve ülkenin finansal bir belaya doğru yol adlığı gitgide daha açık hale gelince, kredi derecelendirme kurumları ülkenin borç derecesini fazlasıyla indirmeye başladı. Kredi derecelendirme kurumu, bir ihraççının borcunu ödememe ihtimalini gösteren kredi dereceleri veren şirkettir. Dereceler harf notu şeklinde verilir, neredeyse tıpkı bir karne gibi. Bir ülkenin derecesi düşürüldüğünde bu, şu veya bu nedenden dolayı borçlarını ödememe ihtimalinin daha fazla olduğu anlamına gelir. Ekim 2009’da önde gelen kredi derecelendirme kurumlarından Fitch Ratings, Yunanistan’ın devlet borç deecesini A-‘ye düşürmesi sonradan ABD dolarına karşı euro’da yüzde 20’lik bir elden çıkarmayı tetikledi. USD/JPY olayında olduğu gibi Yunanistan’ın veya Euro bölgesi içerisindeki hasta başka herhangi bir ülkenin notu her düşürüldüğünde EUR/USD elden çıkarıldı. Bu not düşürmeler yatırımcılar arasında endişe dalgaları oluşturdu çünkü bu, ülkenin kredilerini ödememeye gitgide daha çok yaklaştığı anlamına geliyordu. Nisan 2010’da Yunanistan’ın borç dereceleri değersiz seviyelere düştü. Bu krizden faydalanmanın bir yolu manşetleri ticari fırsatlara çevirmek olabilirdi veya diğer bir deyişle, panik başlayınca satmak, çünkü bir not düşürmenin ardından genelde diğeri gelir.

Hikayeleri fırsata çevirmek konusunda kendinizi rahat hissetmiyor ve çizelge düzeyinde işlem yapmayı tercih ediyorsanız bile, kilit seviyelerdeki kırılmaları satarak da her döviz çiftindeki hareketlerden faydalanabilirsiniz. Söz gelimi, USD/JPY’de 105, 100 ve 95’in üçü de önemli psikolojik seviyelerdir. Aynı şey EUR/USD’de 1,45, 1,40 ve 1,35 için geçerlidir.

Dövizler doğası gereği hep eğilim içindedir, özellikle de panik zamanlarında ve dolayısıyla bir harekete katılmak ondan kaçmaktan daha iyi sonuçlara yol açabilir. Eğer bir işte uzun süre kalacak kadar sabırlı değilseniz, üstün gelen pazar bölümünün yönü doğrultusunda daha kısa vadeli bir şey düşünebilirsiniz. Sözgelimi, bir not düşürmenin ardından, sorunun kayıpları sınırlamak adına bir durma noktasıyla daha fazla sorun çıkaracağını varsayarak, kısa vadeli bir kar potansiyeli için EUR/USD satma fırsatları aramak isteyebilirsiniz.

Son Baskı