Cari Açık

Aşırı Değerli Türk Lirası Neden Daha Tehlikeli?

Bilindiği üzere dolardaki yükseliş trendi uzun zamandır doları en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Dolardaki yükselişin devam edip etmeyeceği merak konusu iken büyük bir çoğunluk ise dolardaki yükselişin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini düşünüyor. Uzun yıllar önce dolardaki ani yükselişlerin yaşanması önemli ekonomik krizleri de beraberinde getirdi.

Peki günümüzde dolardaki yükseliş eskiden olduğu gibi kriz yaratma konusunda halen etkili mi?

Dolar Yükselirse Kriz Olur Mu?

Çoğu insan için dolar TL’ye karşı değer kazanırsa bu, krizin habercisi olarak kabul edilir. Eski dünya düzeninde yani sermaye hareketleri böylesine serbest değilken, yani para istediği yere istediği kadar kolay transfer edilemezken ve Türkiye’nin döviz rezervleri düşük düzeyde iken bu yaklaşım çok da yanlış değildi.

Türkiye’nin yurtiçi tasarrufları yeterli değildir. Bu eskiden olduğu gibi şimdi de böyledir. O nedenle de yatırım için yabanacı tasarrufları ülkeye çekmeye ihtiyacı vardır. Dışarıdan borçlanılabildiği ölçüde yatırım ve üretim yapılmakta ve ithalat yükselmekte, cari açık artmaktadır. Bunların sonucunda ülke de hızlı bir büyüme kaydetmektedir. Bir süre sonra işler kötüye giderse o zaman borçlanma zorlukları ortaya çıkmakta, eski borçlar ödenememekte ya da yenileri alınamamakta, ithalat ve ardından büyüme düşmektedir. Sonuçta TL, dolara karşı değer kaybetmektedir. İşte o aşamada vatandaş bu gidişi kriz olarak algılamaktadır.

Aşırı Değerli Türk Lirası Cari Açığı Büyütüyor

Dolar yukarı gittiğinde Merkez Bankası rezervlerini piyasaya satarak doları bollaştırmakta ve TL’sini kıtlaştırmaktadır. Çünkü insanlar dolar alabilmek için TL vermektedir. Bu durumda TL değerlenmekte, dolar değer kaybetmektedir. Yani özetle dolar yükseldiğinde eskisi kadar kolay kriz olmaz. Ama bu, hiç kriz olmayacak anlamına da gelmez. Asıl kriz TL aşırı değerli kalmaya devam ederse olur. O zaman bizim cari açık alır başını gider ve kriz tohumları ekilmeye başlanır.

Türk Lirası’nın Aşırı Değerli Olması Daha Tehlikeli

İlginç bir durum ama TL‘nin aşırı değerli olması bir süre sonra aşırı değersiz hale gelmesine yol açar. Ki bu durum doların değer kazanması ve vatandaşın kriz çıkar mı korkusunun başlangıcını oluşturur. Daha açık bir ifadeyle, TL’nin aşırı değerli olması, aşırı değersiz olmasına göre daha tehlikeli bir durumdur. | Mahfi Eğilmez

Ekonomi Alanında Türkiye’nin İhtiyacı Olan Yapısal Reformlar

Ekonomi alanında Türkiye’nin en başta gelen yapısal reform ihtiyaçları neler? Yapısal reform, bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale gelebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması olarak tanımlanabilir.
Diyelim ki sürekli açık veren bir sosyal güvenlik sistemi söz konusu. Bu açığı kapamanın üç yolu var:
  • Üyelerden alınan primleri arttırmak.
  • Emekli maaşlarını ve sağlık sigortası katkılarını düşürmek.
  • Borçlanmak.
Borçlanmak geçici bir çözümdür ve bazen de sorunu ağırlaştırabilir. O halde kalıcı çözüm için ilk iki önlemi almak gerekecektir. Bu düzenlemelere “yapısal reform” diyoruz. Türkiye’nin ihtiyacı olan ekonomik yapısal reformların en önemlileri üç başlıkta toplanabilir:

İthalata Bağımlı Yapıdan Kurtulmak

Büyümenin ithalata bağımlı yapıdan kurtarılması ve çari açığın düşürülmesi. Bunun iki yolu olabilir: İç tasarrufları artırmak veya üretimin ithalata dayalı yapısını yerli girdilere yöneltmek. Her ikisi de zaman alıcı ve biraz can acıtıcı önlemleri gerektirse de tıpkı deprem önlemi gibi mutlaka yapılması gereken şeylerdir.

Dolaysız Vergi Sistemine Geçiş

Vergi sisteminin dolaylı vergilere dayalı olmaktan çıkarılıp dolaysız vergilere ağırlık veren bir yapıya dönüştürülmesi. Bu değişiklik öncelikle adil bir vergilemenin yerleştirilebilmesi için gereklidir. Çünkü dolaylı vergiler düşük gelirliden oransal olarak daha yüksek vergi alınmasına yol açar. Bir başka yararı da kayıt dışılığı önlemesinde görülecektir.

Enerji İthalatını Azaltmak

Enerji faturasının azaltılması için gerekli tasarruf önlemlerinin alınması. Enerjimizi dışarıdan ithal ettiğimiz için cari açığa olumsuz katkı yapan bu ithalat kalemini azaltıcı önlemleri almamız gerekiyor.

Bunlara daha birçok konu eklenebilir. Yalnız ekonomi alanında değil, eğitimden adalete kadar birçok konuda yapısal reformlara ihtiyacımız var. Ama hemen başlamak için bu üç alan bence doğru bir başlangıç olabilir.

Son Baskı