Ekonomi

Bretton Woods Anlaşması ve Uluslararası Para Sistemi

Bretton Woods anlaşması nedir? Temel prensipleri neler? İçeriğinde neler var? Uluslararası para sisteminde önemi nedir? 

Yaşanan ekonomik ve parasal sıkıntılar 2. Dünya Savaşı bitmeden yeni bir uluslararası para sisteminin kurulmasını, bu sistem aracılığı ile döviz kurlarında istikrarın sağlanması, dünya ticaretinin serbestleştirilmesi, uluslararası rezerv sorununun çözüme kavuşturulması bütün dünya ülkelerinin ortak düşüncesi ve isteğiydi.

Sunulan White ve Keynez planları çerçevesinde 1-22 Temmuz 1944 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde New Hampshire eyaletinin Bretton Woods kasabasında 44 ülkenin delegasyonları ve Danimarka temsilcisiyle bir konferans yapılmış, konferans sonunda yapılan anlaşmaya, anlaşmanın yapıldığı kasabanın adı verilerek Bretton Woods Anlaşması ortaya çıkmıştır. Bu anlaşma konferansa katılan ülkelerin imzası için 31 Aralık 1945’e kadar Washington’da imzaya açık tutulmuştur. 27 Aralık 1945’de 29 ülke, 31 Aralık 1945’e kadar 6 ülkenin daha katılımıyla anlaşmayı imzalayan ülke sayısı 35’e yükselmiştir. Daha sonra anlaşmayı imzalayan ülkelerle üye ülke sayısı 44’e yükselmiştir. Bretton Woods Anlaşması 1 Mart 1947 yılında da uygulanmaya başlamıştır.

Bretton Woods Anlaşması ve Uluslararası Para Sistemi

Bretton Woods anlaşması ile kurulan uluslararası para sistemi bir takım temel ilkeler üzerine inşa edilmiştir.

Doların değeri altınla ifade edilmiş ve 1 ons altı = 35 dolar ve Amerika dışında IMF’e üye tüm ülkelerin ulusal paraların değeri Amerikan doları cinsinden tanımlanmıştır. Yabancı merkez bankaları ellerindeki dolarları altına çevirmek istedikleri zaman ABD bu istekleri, resmi fiyattan altına çevirmeyi taahhüt etmiştir.

Ulusal paralar IMF’e bildirilen paritelerin + %1 oranında bir band içinde dalgalanabilirler. Üye ülkelerin merkez bankaları döviz piyasasına müdehale ederek, ulusal paraların dolar cinsinden değerinin + %1 sınırının dışına çıkmasına engel olacaklardır. Bu amaçla yapılan müdehalelerde dolar kullanılacaktır.

Dış ticaret serbestisi, paraların konvertibilitesi, ithalatta gümrük ve sınırlamaların kaldırılması, ihracatta prim ve sübvansiyon verilmemesi esastır.

IMF Onayı ve Temel Dengesizlik Kriteri

Sistem sabit kurlar esasına dayandığından, ödemeler bilançosu açık veren ülkeler için devalüasyon en son başvurulacak yoldur. Bilanço açığı ile karşılaşan ülkeler önce döviz rezervlerini kullanmak, maliye ve para politikaları gibi yurt içi önlemlerle, toplam harcamalarını kısarak ya da IMF’den kısa vadeli kredi sağlayarak bu açıklarını kapatmaya çalışacaklardır. Bu önlemler açıklarını kapatmaya yetmezse devalüasyon yapabilirler. %10’dan daha fazla bir devalüasyon için IMF’nin onayını almak gerekir. IMF’nin onayı da söz konusu ülkelerin ödemeler bilançosunda “Temel Bir Dengesizlik” bulunması kaydına bağlanmıştır. Fakat bu temel dengesizlik anlamına açıklık getirilmemiştir. Diğer yandan ödemeler dengesi fazla veren ülkeler ise revalüasyon yapmak suretiyle ödemeler dengesini dengeye getirmek durumundadırlar. Bunu yapmayan ülkenin parası IMF tarafından “kıt pıra” olarak ilan edilir ve diğer ülkeler bu dövize karşı denetim uygulamasına gidebilirler.

Ayrıcalıklı Dolar

Bretton Woods sisteminde altına konvertibl tek para olan dolar ayrıcalıklı bir konumda olmuş ve uluslararası rezerv ve ödeme aracı olarak tüm ülkelerce kabul edilmiştir. Doların ayrıcalıklı konumda olması ABD ekonomisinin dünya ekonomisinde sahip olduğu güçten kaynaklanmıştır. Bretton Woods ile kurulan uluslararası para sisteminde ödeme ve rezerv araçları 3 kalemden oluşmuştur: 1. Doğal Öğe Altın 2. Ulusal Öğe Döviz 3. Kurumsal Öğe Çekme Hakları. Bunlara ek olarak 1970 yılından sonra ortaya çıkan dolar krizini ortadan kaldırmak amacıyla sisteme Özel Çekme Hakları adı altında yeni bir öğe eklenmiştir.

Etiketler

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapalı
Kapalı